ALEVİ CANLAR FORUMU

ALEVİ CANLAR FORUMU-TASAVVUF ARAŞTIRMA ,PAYLAŞIM

Nisan 2018

PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
      1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30      

Takvim Takvim


    Saldırı ve katliam gecesi

    Paylaş
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 58
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Saldırı ve katliam gecesi

    Mesaj tarafından Admin Bir Ptsi Haz. 01 2009, 19:47

    Saldırı ve katliam gecesi 1 Temmuz akşamı da başka bir bildiri evlere dağıtılır:

    “Halkımıza Çağrı;
    “Müslüman halkın yaşadığı bu ülkede, İslam için binlerce şehit verilmiş bu topraklarda, bir kesim tarafından, ‘basın özgürlüğü, düşünce hürriyeti’ adı altında, Müslümanlar’ın kutsal değerlerine sözlü veya yazılı olarak kimse saldıramaz.
    “Biz Müslümanlar, canımız pahasına da olsa, bu değerlerimizi korumakta kararlıyız.
    “Müslüman halkımızdan bu konularda duyarlı olup, İslam’ın değer yargılarını alaya alanlara izin vermemelerini, ne pahasına olursa olsun bunu engellemeyi dini bir görev olarak bilmelerini, bu alçaklar karşısında susulduğunda, yarın mahşerde Allah’a nasıl hesap vereceğimizi düşünmelerini istiyoruz.
    “ ‘Müminlerin, Peygamberi kendi nefislerinden çok sevmeyi gerekir. O’nun eşleri, onların anneleridir...’ (Ahzâb Suresi, Ayet: 6)
    “ ‘Ve kâfirlerin hesapları varsa, Allah’ın da bir hesabı vardır. Allah hesabı çabuk görendir.’ (Enfal Suresi, Ayet : 30)
    “ ‘Kâfirler istemese de, Allah nurunu tamamlayacaktır.’ (Saff Suresi , Ayet:Cool
    “Not: Bu yazıyı okuyan, Allah rızası için çoğaltarak dağıtsın.
    MÜSLÜMANLAR


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 58
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Saldırı ve katliam gecesi

    Mesaj tarafından Admin Bir Ptsi Haz. 01 2009, 19:51

    Etkinliklerin ikinci günü, Sivas’taki sağ
    eğilimli yerel basında (Hürdoğan, Bizim Sivas, Hakikat, Anadolu, Yeni
    Ülke, Taraf) da halkı tahrik edici başlıklarla bezenmiş haberler
    çıkmıştı. Tertipçiler, saldırıya geçmek için koşulların yeterince
    olgunlaştığı kanaatine varırlar. 2 Temmuz günü, camiler tıklım tıklım
    dolar. Bazı saldırganlar cuma namazını tam bitmemiş olacak ki, bir
    yanda ellerinde sopalar, bir yanda yarı bırakılmış namazlarını
    tamamlamak için sağına, soluna selam vererek koşuyorlardı.
    2 Temmuz Cuma günü, saat 13.30’da saldırı
    başlatıldı. Değişik camilerden akın akın insan, şenlik yapılan Kültür
    Merkezinin önünde toplandılar; taş ve sopalarla Kültür Merkezine
    saldırdılar.
    “Sivas laiklere mezar olacak, Cumhuriyet
    Sivas’ta kuruldu, Sivas’ta yıkılacak, Şeriat gelecek, batıl zail
    olacak“ sloganları atan gruplar, Kültür Merkezi’nde bulunan 1500
    kişinin üzerine saldırır. Ancak, etkinlikleri izlemekte olanların
    direnişleriyle karşılaşan ve sayıca görece az olan saldırganlar, geri
    çekilmek zorunda kalır. Saldırganlara sürekli olarak yeni katılımlar
    olmaktadır. Çeşitli camilerden çıkanlar, koşarak saldırganlara
    katılmaktadır. Kalabalık gruplar, Kültür Merkezi’ne bir kez daha
    saldırırlar. İzleyiciler ve görevliler bir yandan saldırıya karşı
    barikat kurarak direniyor; öte yandan da içerideki insanları boşaltmaya
    ve arabalarla başka yerlere göndermeye çalışıyorlardı. Olay yerinde
    yeteri sayıda güvenlik gücü yoktu. Olanlar da saldırıyı engelleyecek
    güçte değillerdi. Kültür Merkezi’nin camları, kapıları ve pencereleri
    yerle bir edilmişti.
    Nihayet, Kültür Merkezi boşaltıldı ve
    saldırıya uğrayanlar güvenli bölgelere gönderildi. Bu arada, yeni
    katılımlarla saldırganların sayısı onbine yaklaşmıştı. Gözlerini kan
    bürümüştü ve dişlerini gıcırdatarak parçalayarak insan arıyorlardı.
    Saldırgan kitle, isteğine ulaşamamanın verdiği hırsla Kültür
    Merkezi’nden Valiliğe yöneldi. Valilik önünde toplanan binlerce
    saldırgan, “Şerefsiz vali istifa, Sivas size mezar olacak, Şeriat
    gelecek, zulüm bitecek, Yaşaşın şeriat, Muhammed’in ordusu kafirlerin
    korkusu, Yaşasın Hizbullah, kahrolsun laiklik, şeriat isteriz...”
    sloganlarıyla binayı taşa tuttular...
    Saldırganların bir kolu, yeni dikilen
    “Halk Ozanları Heykeli”ne yöneldi. Heykeli kazma ve balyozla
    parçalayarak sürüklemeye başladılar. Bu arada, kimi saldırganların
    dişlerini heykele geçirmeye çalıştığı görülüyordu. Diğer bir grup da,
    Kongre Müzesinin yanında bulunan Atatürk heykeline saldırdı, yere
    düşürdükleri Atatürk heykelini de sürüklemeye başladılar.
    Saldırganların sayısı giderek 15 bine
    yaklaşmıştı. Şeriat istemlerini ve sloganlarını haykırarak etkinlik
    konuklarının kaldığı Madımak Oteli’ne yöneldiler. Otelde, kent dışından
    gelmiş ve çoğunluğu yazar, ozan ve sanatçı yaklaşık 150 kişi
    bulunuyordu. Saldırı üzerine, güvenliğin daha kolay sağlanacağı
    düşüncesiyle otele gelmiş insanlar tedirgin oldular. Otelin önünde az
    sayıda polis vardı ve saldırganlara, “Dağılın, yapmayın” demekten öte
    bir müdahalede bulunacak gibi görünmüyorlardı.
    Otelde bulunanlar, tehlikenin ayırdında
    idiler. Telefonla Sivas Valisi’ni, Emniyet Müdürünü ve diğer
    yetkilileri arayarak önlemlerin artırılmasını istediler. Bununla da
    yetinmediler, telefonla Ankara’da bulunan Başbakanı, Başbakan
    Yardımcısını, İçişleri Bakanı’nı, parti liderlerini ve
    milletvekillerini aradılar. Oteldekiler arasında olan halk ozanı,
    1987-1991 dönemi SHP milletvekilli Arif Sağ da, telefon başından
    ayrılmıyor, Ankara’da SHP milletvekili Cevdet Selvi’yi, Bakan Seyfi
    Oktay’ı, İstanbul eski belediye başkanı Nurettin Sözen’ i arayarak
    saldırının korkunçluğunu anlatıyor, bir an önce önlem alınmasını
    istiyordu. Otelde bulunan Aziz Nesin de Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü
    ve Çalışma Bakanı Mehmet Moğoltay’la görüşerek can güvenliklerinin
    sağlanmasını istedi. Ulaşılan her yetkili, “Korkmayın, her türlü önlem
    alınmıştır” yanıtını veriyorlardı.
    Saldırganların amacını sezinleyen Sivas
    Valisi Ahmet Karabilgin de saat 14.30’da Başbakanı ve İçişleri
    Bakanı’nı telefonla arayarak bilgi vermiştir. Saldırının giderek bir
    katliama dönüşeceğini gören Sivas Valisi, çok tedirgin olur ve
    Ankara’yla telefon irtibatını hiç kesmez. Saat 14.40’da yeniden
    İçişleri Bakanı’nı ve müşteşarını arar, saldırının artık bir katliama
    dönüşmekte olduğunu bildirir. Vali yine de rahatlayamaz. Saat 18.45’te
    Başbakanı ve İçişleri Bakanı’nı tekrar arar ve mutlaka yardım edilmesi
    gerektiğini bildirir. Çevre illerden de yardım istenmektedir.
    Sivas Valisi’nin bunca çabalarının ve
    görüşmelerinin sonucu, Tokat Emniyet Müdürlüğü’nden 20 polis; Kayseri
    Emniyet Müdürlüğü’nden 31 Polis, Jandarma Komutanlığı’ndan 20 Jandarma
    olmak üzere 71 güvenlik görevlisi gelmiştir. Sivas Tugay Komutanı 6 bin
    kişilik asker mevcudundan yalnızca 30-40 acemi er göndermiştir.
    Askerler saldırganların arkasında bir yerde nöbet tutarcasına
    bekletilir. Bir ara Tugay Komutanı da olay yerine gelir ve sağa sola
    bir göz attıktan sonra ayrılır.
    Otel’de bulunanların Ankara’daki
    yetkililerle yaptığı telefon görüşmeleri ve önlem istemleri de dikkate
    alınmamıştır. Bu girişimler ve devletin duyarsızlığı
    değerlendirildiğinde saldırganların korunduğu tartışması gündeme
    gelmektedir.
    Madımak Oteli’ne sığınmış yüzlerce kişi,
    pencerelerden saldırganların oteli yakmaya çalıştığını izlemekte, korku
    içinde beklemektedir. Saldırganlar, can almadan ayrılmayacak gibidir.
    Karanlık çökmüş, elektrikler de kesilmiştir. Saldırganlardan kimileri,
    otelin önündeki arabaları ters çevirerek ateşe vermekte, kimisi de
    bidonlarla benzin taşıyarak otelin içine atmaktadır. Alevler, otelin
    giriş ve alt katlarını sarmaya başlamıştır. Sivas İtfaiyesi gecikmeli
    de olsa yangın yerine gelmiş, ancak saldırganlar itfaiyenin çalışmasını
    engeller. Hortumlar kesilir, arabaların lastiklerinin havası
    boşaltılır.
    Yangın oteli tamamen sarar. 8 saattir
    kurtarılmayı bekleyenlerin umudu tükenmeye başlamıştır. Artık ölümün
    çok yakınında olduklarını biliyor ve ondan kurtulmanın yollarını
    arıyorlardı. Yangın bütün oteli sarmıştır. Cinnet halindeki kalabalık,
    ölüm haberlerini beklemektedir. Dışarıda gözlerini kan bürümüş
    katiller, otelden gelen yanmış insan eti kokusunu ciğerlerine çekerken,
    Ankara’daki bakanlar ve yetkililer de kokteyllerde kadeh
    kaldırıyorlardı.
    4 Temmuz günü, Sivas’ın Madımak Oteli’nde
    35 can yakılarak katledilmiştir. 51 kişi de kendi olanaklarıyla ağır
    yaralarla kurtulabilmişlerdir. Çatıya çıkarak yardım isteyenler
    arasında Aziz Nesin ve Lütfü Kaleli de vardı. İtfaiyenin merdivenli
    arabası otele yaklaştı. Aziz Nesin ve Lütfü Kaleli merdivenlerden
    inerlerken, Sivas Belediye Meclisi Üyesi Cafer Erçakmak ile bazı
    belediye görevlileri saldırıya geçtiler.Aziz Nesin ve Lütfü Kaleli,
    itfaiyenin merdivenlerinden aşağıya atıldılar. Başından yaralanan Aziz
    Nesin ve Lütfü Kaleli’yi linç edilmekten araya giren polisler kurtardı.
    Yaralılar ambulansla değil polis arabalarıyla Tıp Fakültesi Hastanesine
    götürüldü


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 58
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Saldırı ve katliam gecesi

    Mesaj tarafından Admin Bir Ptsi Haz. 01 2009, 19:53

    Devlet yetkilileri ne dedi?

    Sivas’ta eli sopalı, taşlı, zincirli onbini aşkın saldırgan, insan avındaydı. Korkunç durum, Başbakana, İçişleri Bakanı’na defalarca bildirildiği halde herhangi bir yardım gelmedi ve önlem alınmadı. 35 insan yakılarak feci şekilde katledildi. Böyle bir ortamda Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel; “Halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeyiniz” diyor, ilgilileri uyarıyordu. Cumhurbaşkanının “halk”tan kastettiği oteli kuşatan saldırgan kalabalıktı. Gerçi Süleyman Demirel, politik yaşama kazandırdığı, “Bana sağcılar suç işliyor dedirtemezsiniz” şeklindeki veciz sözü ile tarafını çoktan açıklamıştı.
    Başbakan Tansu Çiller ise, “Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir” diyebiliyordu. Daha sonra TBMM’de yaptığı bir konuşmada da Van’da yakılan bir oteli, Sivas’takiyle karıştırmış ve “Bir vatandaş, sigortadan para almak için sigortalı oteli yakmıştır” demişti. Bir başbakan, ülke sorunlarına ve toplumsal gelişmelere bu denli duyarsız olabiliyordu.
    Ülkenin iç asayişinden sorumlu bir yetkilisi, İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu, otele yapılan saldırıyı, “Aziz Nesin’in halkın inançlarına karşı bilinen tahrikleriyle halk galeyana gelerek tepki göstermiştir” şeklinde yorumlayarak saldırganları mazur göstermiştir.
    Devlet yetkililerinin açıkça taraf tutmaları, güvenlik güçlerinin ilk soruşturmasını da etkilemiştir. Saldırı öncesinde, sırasında ve sonrasında yeterince önlem alınmadığından insanlar yakılmış, saldırgan katiller ellerini kolllarını sallayarak kent dışına çıkmış ve izlerini kaybettirmişlerdir. 10-15 bin saldırgandan ancak 35 kişi, katliamdan bir gün sonra gözaltına alınmıştır. Artan toplumsal tepkiler sonucu, gözaltına alınanların sayısı daha sonra 190’a çıkarıldı. Gözaltına alınanlar hakkında Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasına muhalafetten dolayı soruşturma başlatılmış, fezlekeler bu doğrultuda hazırlanarak Cumhuriyet Savcılığı’na sevkedilmişlerdir. Soruşturmanın bu yetersiz çerçevede kalması sonucu, 190 kişiden 124’ü tutuklanmış, geri kalanlar serbest bırakılmışlardır.
    Olay, rejime yönelik ve arkasında ırkçı-şeriatçı örgütlerin bulunduğu siyasal bir gelişme şeklinde ele alınmadı. Hukuki süreç bu yönde işletilmedi. Böylece, 35 kişinin katledilmesine, 60 kişinin ağır yaralanmasına, onlarca arabanın yakılmasına neden olan katliamın düzenleyicileri olan ırkçı-şeriatçı örgütler ve katliamda kusuru bulunan sorumlular ortaya çıkarılmadı.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 58
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Saldırı ve katliam gecesi

    Mesaj tarafından Admin Bir Ptsi Haz. 01 2009, 19:54

    e) Sivas Valiliğinin Raporu

    Sivas Valisi Ahmet KARABİLGİN, katliamla ilgili olarak hazırladığı bir raporu İçişleri Bakanlığına sunar:

    I. Olay Öncesi İstihbarat

    01. 07. 1993 Perşembe günü, İl Merkezinde başlayacak olan ve aralarında Aziz NESİN’in bulunduğu birçok yazar ve sanatçının katılacağı 4. Geleneksel Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri’ni protesto etmek amacıyla, 30. 06. 1993 günü ‘gizli’ olarak, ‘Ek - 1’de sunulan bildiri dağıtılmıştır.
    Konunun hassasiyetinden dolayı, etkinlik programı ve Aziz Nesin aleyhindeki bildiri Emniyet Müdürlüğü’ne faksla iletilmiştir.

    II. Olayın Başlangıcı ve Seyri

    2 Temmuz 1993 Cuma
    - Paşa Camii önünde görevli emniyet ekibi (3860 kodlu) tarafından, Paşa Camii ve Meydan Camii’nden, Cuma namazından çıkan 500-1000 kadar kişiden oluşan grubun dört koldan Hükümet Konağı’na doğru ilerledikleri bildirilmiştir. (13.30)
    - Hükümet Meydanı gerisinde oluşturulan polis barikatını aşan yaklaşık 2 bin kişi, maydanda, “Vali istifa”,”zafer İslam’ın”,”Şeytan Aziz”,” İslamiyet’i ezdirmeyeceğiz” vb. sloganlar atmışlardır. (13.40)
    - Sayıları yaklaşık 3 bini bulan grup, Osmanpaşa Caddesi ve Buruciye Medresesi civarında benzer sloganları yinelemiştir. (13.55)
    - 3 bin 500 dolaylarında gösterici, Kültür Merkezi önüne gelmiş ve içerdeki karşıt grupla slogan mücadelesi başlamış, çatışma polis tarafından önlenmiştir. (14.10)
    - Kültür Merkezi’nden ayrılan grubun sayısı, 4-5 bini bulmuştur. (14.40)
    - Grup, Buriciye Medresesi’ne gelmiştir. (14.45)
    - Buriciye Medresesi önünden Hükümet Meydanı’na geçen 6 bin dolayındaki gösterici, aynı sloganları tekrarlamışlardır. (14.50)
    - Grup, Hükümet Meydanı’ndan Atatürk Caddesi’ne yönelmiştir. (15.00)
    - Atatürk Caddesi’nden yeniden Hükümet Meydanı’na gelinirken, sayı yaklaşık 8-9 bini bulmuştur. (15.10)
    - Hükümet Meydanı’ndan İstasyon Caddesi yoluyla Kültür Merkezi’ne gelen göstericiler, bir gün önce dikilen anıtı kısmen tahrip etmiş; Kültür Merkezi içindeki karşıt grupla taşlı sopalı çatışma, polisçe, fazla büyümeden, zor kullanılarak önlenmiştir. (15.30)
    - Valilik tarafından görevlendirilen Belediye Başkanı, Kültür Merkezi önündeki topluluğu sakinleştirmek için bir konuşma yapmıştır. (15.48)
    - Kültür Merkezi’nden İstasyon Caddesi yoluyla yeniden Hükümet Meydanı’na ve Madımak Oteli civarına gelen yaklaşık 10 bin kişilik gösterici grubu, slogan atmaya devam etmiştir. (15.55)
    - Madımak Oteli önünde toplanan yaklaşık 15 bin göstericiye, Valilik’ten gelen istek üzerine, Belediye Başkanı ve Büyük Birlik Partisi İlçe Başkanı birer konuşma yapmışlardır. (18.00)
    - Belediye İtfaiye araçları, Hükümet Meydanı’na gelmiştir. (18.30)
    - Kültür Merkezi önündeki heykel, belediye garajına konulmak amacıyla Meydan’dan geçirilirken, topluluk tarafından Madımak Oteli önüne getirilmiştir. (19.14)
    - Madımak Oteli önündeki araçlar ve heykel ateşe verilmiştir. (19.50)
    - Otele yaklaşmak isteyen itfaiye araçlarına, göstericiler yere yatarak engel olmuşlardır. (20.00)
    - İtfaiye, otele güçlükle yaklaşabilmiştir. (20.05)
    - Yangın Otele de sıçramıştır. (20.10)
    - Afyon Sokak’tan (arka taraftan) gelen itfaiye, yangını söndürmeye başlamıştır. (20.20)
    - Hükümet Meydanı’na gelen göstericiler, Hükümet Konağı’nı taşlamaya ve slogan atmaya başlamışlardır. (20.40)
    - Güvenlik kuvvetleri havaya ateş etmiş ve göstericiler dağılmaya başlamıştır. (20.50)
    - Kalabalık, küçük gruplar halinde şehrin çeşitli kesimlerine yayılmıştır. (21.00)
    - Atatürk - Kongre ve Etnografya Müzesi önünde bulunan Atatürk Büstü tahrip edilmiştir. (21.40)
    - Sayın İçişleri Bakanı Valiliğe gelerek, olaylarla ilgili bilgi almıştır. (22.00)
    - Valilikçe ilan edilen ”sokağa çıkma yasağı” ile birlikte, güvenlik güçleri şehirde tam bir hâkimiyet sağlamışlardır. (23.00)


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 58
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Saldırı ve katliam gecesi

    Mesaj tarafından Admin Bir Ptsi Haz. 01 2009, 19:54

    Olayın Nedeni

    Olayların asıl nedeni, dinsiz olduğunu birçok kez açıklayan yazar Aziz Nesin’i bahane eden irtica yanlısı ve devlet düşmanı odakların, fırsattan yararlanıp, halkı, işsiz, güçsüz kişileri galeyana getirmesi ve istismar etmesidir.
    Olaylar, idarenin elinde olmayan, kanunsuz göstericiler karşısında eldeki güvenlik güçlerinin kesin üstünlüğünü imkansız kılan bir gelişim seyretmiştir. Gelişmeler, dakika dakika hükümet yetkililerine ve üst düzey yöneticilere iletilmiştir.
    Çeşitli camilerden çıkan ve normal bir kalabalık içinde küçük gruplar halinde değişik yönlerden gelen göstericiler, bir anda Hükümet Konağı önünde kanunsuz gösterilerine başladılar. 13.30 dolaylarında başlayan bu ilk olay üzerine, derhal Emniyet ve Jandarma üsleri ile yaptığım haberleşmede, başlayan olaya karşı alınacak önlemler değerlendirilmeye ve uygulamaya sokulmuştur. Olayın, ilk dakikalarında yarattığı izlenim, toplanan kişilerin hemen dağılıp gidecekleri şeklinde olmuştur. Topluluğun Hükümet Konağı önünden ayrılmayıp slogan atmayı sürdürdükleri ve yere oturmaya başladıkları görüldüğünde, işin ciddiyeti anlaşılmış ve saat 13.45’te, yani olayın başlamasından 15 dakika sonra, Tugay Komutanı’ndan askeri güç talebinde bulunulmuştur. 13.45’te başlayan ve aralıklarla süren takviye kuvvet isteme talebine gecikerek karşılık verilmiştir. Hazırlandığı bildirilen kırk kişilik ilk kuvvet, Hükümet Konağı önüne ancak saat 16.00 dolaylarında ulaşmıştır. Saat 19.10’da Genelkurmay Başkanı ile yaptığım telefon görüşmesine kadar, Tugay güçlerinin olay mahalline sevki mümkün olamamıştır. Sayın Genelkurmay Başkanı bu telefon görüşmesinde, Tugay’ın tüm gücünün olaylara müdahale etmek üzere kullanılacağını bildirmiştir. Saat 19.45’te, göstericiler kundaklanmış Madımak Oteli’ne girmek üzereyken, Tugay’ın son gelen ek gücü, koşar adımla kalabalığa müdahale etmeye çalışmış, ama kalabalığı yaramamıştır. Tugay takviyesinin en son anda, saldırganlar otele girmek üzereyken ulaşmakta olduğu, deşifre edilecek Emniyet telsiz konuşmalarından, Emniyet Müdürü ile yaptığım haberleşmelerden de anlaşılmaktadır.
    Bu kritik anda yanımda bulunan İl Jandarma Komutanı’nın emri ile Jandarma timinin havaya ateş açması, olayların daha vahim noktalara gitmesini önlemede etkin olmuştur.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 58
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Saldırı ve katliam gecesi

    Mesaj tarafından Admin Bir Ptsi Haz. 01 2009, 19:55

    Son Değerlendirme

    1. Kanunsuz bir toplum olayına dönüşeceği yönünde kesin bir belirti bulunmamasına rağmen her türlü güvenlik önleminin alındığı etkinliklerde fanatik bir grubun çıkarttığı olayın, daha önceki yıllarda yaşanan ve tüm şehri kaplayan mezhepler arası çatışmaya dönüşmemesi, güvenlik güçlerinin halk üzerine ateş edip olayları daha da alevlendirmesi yanlışlığına düşülmemesi yönünde her türlü duyarlılık gösterilmiştir.
    Keza aynı yaklaşım, Sayın Başbakan’ımız ve İçişleri Bakanı’mızla yaptığım telefon görüşmelerinde, ‘Gösteriler içindeki halkın, güvenlik güçlerinin ve saldırıya hedef olan misafirlerin hepsinin korunması zorunluluğu olmadıkça kuvvete başvurulmaması’ şeklinde tekrar edilmiş ve bu yönde talimatlar alınmıştır.
    2. İlk anda kuvvete başvurup, grubun tüm şehre yayılması; olayların tüm şehri kaplaması ve sayıca yetersiz güvenlik güçlerinin şehre yayılan olaylar karşısında iyice güçsüz bir duruma düşmesi ve olayların daha büyük facialara dönüşmesi sonuçlarını yaratabilirdi.
    3. Çevre illerden gelen takviye güçler, 25-30 sayıları mertebesinde kalmış, Tugay’ın tüm gücünün bir anda seferber edilmemesi de, mevcut güvenlik kadrosuna yeterli desteğin zamanında katılamaması sonucunu doğurmuştur.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 58
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Saldırı ve katliam gecesi

    Mesaj tarafından Admin Bir Ptsi Haz. 01 2009, 19:55

    Sonuç

    Sonuç olarak, yaşanan üzücü olayın öncesinde, olay sırasında ve sonrasında, eldeki tüm olanaklar ve güvenlik gücü kullanılmaya çalışılarak, ilimizde bulunan askeri birlik, 5. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı’ndan, İçişleri Bakanlığı Sayın Müsteşarı’nın bilgisi altında Kayseri ve Tokat illerinden; ilimiz Hafik, Yıldızeli, Kangal, Şarkışla ve Zara Kaymakamlarından takviye kuvvet zamanında istenilmiş, Sayın Başbakan’a, Sayın İçişleri Bakanı’na, Sayın İçişleri Bakanlığı Müsteşarı’na, uçak ve helikopterle takviye gönderilmesi talebi arz edilmiştir.
    Yaşanan bu üzücü olayda, Valiliğimiz yasal ve idari her türlü çareye başvurmuş, gerekli makamlarla haberleşme ve koordinasyon içinde bulunmuştur. Dünyanın her yerinde, ülkemizin birçok yerleşim merkezinde de yapılması gereken en temel iş, olayları sınırlamak ve büyümesini engellemektir. Bu çerçevede Valiliğimiz görevlerini eksiksiz olarak yerine getirmiştir.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 58
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Saldırı ve katliam gecesi

    Mesaj tarafından Admin Bir Ptsi Haz. 01 2009, 19:56

    Tahrik mi, Tertip mi?

    Devletin Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakan düzeyindeki yetkililerinin olaya yaklaşımları, yakılanların bunu sanki hak ettiği yolundadır. Saldırganlara yönelik herhangi bir tutum alınmasına karşı çıkmakta, olayın tahrike bağlı bir duyarlık olduğunu iddia etmektedirler.
    Böyle bir tutum, etkilerini göstermekte gecikmedi. Nitekim Emniyet Müdürü ile Vali hemen görevden alınır. Katliam soruşturması, Aziz NESİN’in tahrikleri ekseninde yürütülür. Emniyet tahkikatı bu yöndedir ve Savcılık da böyle bir yol tutturmuştur. Cumhuriyet Savcılığı soruşturmasında, katliamı planlayan ve başlatan örgütler üzerinde durulmamış; saldırı Aziz NESİN’ın tahriklerine bağlanmış ve iddianame, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasına muhalefet temelinde hazırlanmıştır. (Sivas Savcısının hazırladığı iddianame: Hazırlık 1993/2460, Sivas Asliye Ceza Mahkemesi)
    Ankara DGM Savcılarının 1 Nolu DGM’ye sunduğu iddianamede de, “Sivas’ta Pir Sultan Şenlikleri ve bu şenliklere katılan, bir konuşma da yapan, Aziz NESİN gibi dini inkâr etmekten öte, İslâm dinini küçültücü, aşağılayıcı bir kitabı da neşrettiren, Türk halkına aptal demekten çekinmeyen kişilerin davet edilmesi” gibi ifadelere yer verilmiştir. 8 DGM Savcıları da, katliamı planlayanları ve başlatan örgütleri ortaya çıkarmaktan yana olmamış ve olayları Aziz NESİN’in tahrikine bağlamışlardır.
    Ankara 1 Nolu DGM de gerekçeli kararında (E: 1993/106, K: 1994/190), saldırıyı ve katliamı Aziz NESİN’in tahrikine bağlayarak olaylarda bir örgüt aramanın gereksiz olduğuna karar vermiş, sanıkların cezasında da dörtte bir oranında indirim uygulamıştır.
    Oysa saldırının ve katliamın örgütlü olarak planlandığına dair tanık ifadeleri ve belgeler bulunmaktadır. Üstelik bunların tümü mahkemeye sunulmuştur. Olaylardan iki gün önce kentte, “Müslüman Kamuoyuna” başlıklı bir bildirinin dağıtıldığını belirtmiştik. Şenliklerin birinci gününün akşamı, “Halkımıza Çağrı” başlığı taşıyan ikinci bir bildirinin dağıtıldığı da vurgulanmıştı. Malatya Valisi, saldırıdan bir gün önce bir otobüs dolusu Aczmendi militanının Malatya’dan Sivas’a geldiğini, basına söylemiştir. Yine daha önce aktardığımız gibi, şenliklerin birinci ve ikinci günleri, Sivas’taki yerel sağ basın organları (Hürdoğan, Bizim Sivas, Hakikat, Anadolu, Yeni Ülke vb.) dağıtılan bildirilerin içeriğine uygun ve tahrik edici yazılar yayımlamışlardır.
    Bu yazılı kaynaklara ek olarak, TBMM’nin olayla ilgili kurduğu Araştırma Komisyonuna ifade veren çeşitli görevlilerin anlatımları da ilginç bilgilerle yüklüdür.
    O günlerde Sivas Emniyet Müdürü olan Doğukan ÖNER: “... Bu Perşembe günü de, Aziz NESİN Buriciye Medresesine gitmiş, Buriciye Medresesinde öğleye kadar kitap imzalamış, o akşama kadar belirli yerlerde gezmiş. O akşam çıkıp Madımak Oteli’ne gitmiş. Gece saat 21.00’de bir tek siyasi şubemizin korumasıyla birlikte yanında 8 kişi ile Madımak Oteli’nden çıkmışlar, Atatürk Caddesinden inmiş aşağıya; orada Sarayhan Restorantı var; Sarayhan Restorantına yaya gitmişler. Orada içki içtikten sonra da yine yaya olarak aynı ekiple o şekilde gitmişler. Yani ben şunu arz etmek istiyorum, yani olay bir tek Aziz NESİN’e yönelik olan bir hadise değildir.
    “... Bu işte kesin provokasyon vardır. Bu işte kesin dışarıdan gelme birtakım güçler vardır. İlk defa camiye gittiğim zaman o caminin ön tarafında belirli birtakım gruplar vardı... Ben o grupları Madımak önünde görmedim...” 9

    Mehmet YILDIZ (Sivas Emniyet Asayiş Müdürü): “Heykel getirildi, topluluğun önüne atıldı. Atılınca gerçekten insanlar artık çok çılgınca hareket ediyorlardı. Dişleriyle dahi ısıranları gördük, kafasını vuranları gördük... Paşa Camisinden anons edilince, diyelim ki 200 kişi pankart astı. Amerikan Bayrağını yaktılar...”

    Millet Partisi İl Başkanı: “Paşa Camisinde namaz bitmişti, bir kısım imamı beklemeden namaz biter bitmez dışarıda bir gürültü patırdı oldu... Amerikan Bayrağının yakılışını bizzat gördüm. Pankartı da cami duvarında asılı olarak gördük.”

    Dr. Hüseyin POLAT (Tabiblar Odası Başkanı): “Öncelikle bu saldırı devlete karşı yapıldı. Laik Cumhuriyete ve Atatürk’e karşı yapıldı. Belediye Başkanı ‘Gazanız mübarek olsun’ diyerek manevi destek verdi.”

    Mehmet TALAY (Kültür Bakanlığı Sivas İl Müdürü): “Aziz NESİN Sivas’a ilk kez gelmedi. Aziz NESİN bundan yedi, sekiz ay veya bir sene kadar önce kitap imza gününe gelmişti. Sonra Aziz NESİN’in konuştuğu gün Perşembe günü, olaylar 24 saat sonra çıkıyor. Tepki olarak olsaydı aynı gün tepki olurdu...”

    Şakir ŞEKER (ANAP İl Başkanı): ”Caminin içinden insanlar çıkmaya başladığı anda, 20 veya 25 kişilik namazla hiç alakası olmayan ve namaz kılmayan bir grup, bahçede namaz kılan yere gelir ve bunlar bir pankart açarlar, arkasından da bir Amerikan Bayrağı ateşe verilir...” 10
    Yine kamu tanıklarından Emniyet görevlileri İzzet KARADAĞ, Erol ÇÖL, Refik SUNGUR, Nazım GÜNAYDIN, Orhan Veli KARADAYI, Mehmet ÖZBEK, Ömer Faruk ÜNAL hazırlık ifadelerinde ve Mahkemedeki ifadelerinde saldırının ve katliamın organizeli olduğunu belirtmişlerdir. 11
    Belgelerden ve tanıkların anlatımlarından anlaşıldığı gibi, Sivas katliamı tahrik sonucu değil, örgütlü ve planlı hazırlıkların sonunda gerçekleşmiştir.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH

      Forum Saati Paz Nis. 22 2018, 05:26