ALEVİ CANLAR FORUMU

ALEVİ CANLAR FORUMU-TASAVVUF ARAŞTIRMA ,PAYLAŞIM

Kasım 2017

PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930   

Takvim Takvim


    Politikacıların söz düellosu

    Paylaş
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 58
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Politikacıların söz düellosu

    Mesaj tarafından Admin Bir Salı Haz. 02 2009, 19:51

    Politikacıların söz düellosu
    Başbakan Bülent Ecevit: “Malatya olayının rastlantı olmadığı, ülkede kutuplaşmayı körüklemek isteyen güçlerin, örgütlerin payının olduğu söylenmektedir. Muhalefet partileri Malatya’daki olaylara tam olarak temas etmemişlerdir, çünkü taraf tutmaktadırlar... Barışa razı olmayanlar vardır...” 24
    Tekin Erer (Son Havadis Gazetesi): “Komünist ve anarşist elbette bomba atacak, elbette yurtta huzursuzluk çıkaracaktır. Onun görevi esasen budur. Böyle olmazsa zaten biz onlara anarşist ve komünist damgasını vurmayız. Komünist ve anarşistlerin yurdu karsabotajlar yapmak, cinayetler işlemek görevidir. Onların işi bu” 25
    Yaşar Okuyan (MHP Genel Başkan Yardımcısı): “Komünist alçaklar tarafından hunharca öldürülen Malatya Belediye Başkanı, değerli dava insanı merhum Fendoğlu’nun gerçek katillerini CHP iktidarı himayesine almaktadır. Ve milliyetçilere iftira savurmaktadır...” 26
    Süleyman Demirel (AP Genel Başkanı): “Hadiselerin altında komünizm, yıkıcılığın ve bölücülüğün bulunduğunu henüz hükümet hiç dillerine almıyor. Türkiye’yi rahatsız eden gerçek sebep budur... Bu olayların gerçek sebebini anlamaktan aciz bulunan hükümetin gaflet uykusundan uyanması için daha kaç vatandaşımız can verecektir? Bu hükümet gaflet uykusundadır...” 27
    Alpaslan Türkeş (MHP Genel Başkanı): “Ecevit ve İçişleri Bakanını, bizim hakkımızda ima yolu ile de olsa öne sürdükleri iddialarını ispata davet ediyorum. Bu iddialarını ispat edemedikleri takdirde dünyanın en alçak ve en şerefsiz insanları olacaklardır...” 28
    Görüldüğü gibi, siyasi partilerin lider ve yöneticileri, bu katliamların, olayların neden ve niçinlerini araştırmadan, önleyici çözüm önerileri üretmeden; demagojilerle birbirini suçlamaktadırlar.
    Provokasyon kokusu
    Malatya’da meydana gelen olaylar sırasında polislerin büyük bölümü müdahale etmemiştir. Saldırganlara engel olmaya, maskeli öncülerini yakalamaya çalışan bazı polisler ise diğer bazı polislerin sert ve küfürlü tepkileriyle karşılaşmışlardır. Hatta kendi aralarında kavga edenler de olmuştur. Malatya Emniyet Müdürü, polislerin kendi aralarındaki kavgadan dolayı POL-DER Başkanı Komiser Yusuf Değirmenci ile POL-BİR Başkanı Rıza Kaya’yı işten el çektirmiştir.
    Yine adını açıklamak istemeyen bir polis yetkilisi, Milliyet Gazetesi’nin Malatya Muhabiri Erhan Akyıldız’a şu açıklamayı yapmıştır: “Malatya’da olaylar aynı anda, değişik yerlerde patlak vermiştir. Cenazenin kaldırılacağı caminin yanında bulunan bir dinamit patlamadan etkisiz hale getirilmiştir. Bazı yerlerden ateş açıldığı görülmüştür. Bütün bunlar, olayın kökünde bir provokasyon olduğunu işaret etmektedir. Dünkü protesto gösterisini yapanların büyük bir çoğunluğunu 15-20 yaşlarındaki gençlerin teşkil etmesi de bunun başka bir kanıtıdır.” 29
    Cumhuriyet Gazetesi’nin Malatya muhabiri, aynı zamanda Görüş Gazetesinin de köşe yazarı Raşit Kısacık’a göre; “... Bu gergin hava, Emniyet kadrosunda da geniş ölçüde huzursuzluğa, gerginliğe ve küskünlüğe yol açıyor, polisin olaylar karşısındaki etkinliği kalmıyordu. Nitekim 17 Nisan akşamı saat 19.00’da Hamit Fendoğlu’nun evinde açılan bombalı kolinin yolaçtığı olayın nelere gebe olacağı hemen herkes tarafından değerlendiriliyorken; bu değerlendirmenin polis örgütünden neden yapılmadığına dikkat çekiliyordu. Aynı gece saat 20.00 sıralarında harekete geçen MSP’li, MHP’li ve AP’li militanların Kışla Caddesi’nde yaptıkları yürüyüş ve bu yürüyüş esnasındaki saldırılar ertesi gün için bir uyarı iken, bir gün sonra cadde ve sokaklarda hiçbir güvenlik görevlisinin görülmemesi çok anlamlıdır.
    “17 Nisan gecesi saldırganlardan hemen sonra Malatya’da bulunan CHP’li senatör, bir basın toplantısı düzenleyerek... ertesi gün olabileceklere yetkililerin dikkatini çekerek önlem alınmasını istiyorlardı. Ancak ne yazık ki bu istem yetkilileri harekete geçirmiyordu...”


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 58
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Politikacıların söz düellosu

    Mesaj tarafından Admin Bir Salı Haz. 02 2009, 19:51

    Türkeş’in kehaneti
    MHP Genel Başkanı Alpaslan Türkeş; “Hükümet, MHP’ye yönelik iftiralarını yoğunlaştırdığını ve milliyetçilere işkence ederek, canavar POL-DER üyesi işkenceci polisler hakkında hükümetin yasal yoldan hesap sormasını istemiş. Bu muameleler sürdüğü takdirde Erzurum ve Kahramanmaraş’ta da bu tür olayların çıkacağını belirterek gelecek hakkında tahminde bulunma sayılmamalıdır demiştir..” 31
    Türkeş’in bu kehânetinin gerçekleşmesi çok sürmez. Erzurum ve Kahramanmaraş’ta olaylar başlar. Pazarcıklı Memiş Özdal, 7 Nisan’da gönderilen bombalı paketi alıp açsaydı; 24 Aralık 1978’de Maraş’ta meydana gelen toplu katliam herhalde o zaman olacaktı. Türkeş; ezbere konuşmaz, bir olay olacaktır demişse mutlaka olur. Nitekim Kahramanmaraş’ta ve Erzurum’da olay çıkacak demişti. Çok sürmedi, olaylar her iki ilde artarda patlak verdi.
    Kahramanmaraş’ta güvenlik güçleri, sağcı örgütlerin eylem hazırlığı içinde olduklarına dair ihbar alırlar. Bunun üzerine olay çıkmasını beklemeden genel bir arama yaparlar. Arama sırasında çeşitli eylemlere karışmış, adam öldürmüş ve yaralamış olanların da içinde bulunduğu 34 kişi gözaltına alınır. Sorguları yapılarak adliyeye sevkedilen ve tutuklanan bu kişilerin arasında, Büyük Ülkü Derneği’nin birinci ve ikinci başkanlarıyla MHP Maraş Milletvekili Mehmet Yusuf Özbaş’ın oğlu Avukat Edip Özbaş da bulunmaktadır. Tutuklama haberini alan MHP Milletvekili, Adliyeye giderek tutuklama kararını veren 2. Asliye Ceza Hakimi Kazım Demirsu ile Ertop Kazmaz’a saldırır, Savcıya hakaret eder.
    Olayların soruşturmasında, “Türk Yıldırım Komandoları” ile “Esir Türkleri Kurtarma Ordusu” adıyla iki gizli örgüt ortaya çıkarılmıştır. Soruşturmayı yürüten yetkililerin açıklamalarına göre; “Ülkü Ocaklarının, lise öğrencilerinin eline az tesirli patlayıcı maddeler vererek ülkücülere ait yerlere attırdıkları, suçu sol örgütlere yükleyerek eyleme geçtikleri” saptanmıştır. 32
    Erzurum’da Atatürk Üniversitesi’nde ülkücüler, sol görüşlü öğrencilere ve öğretim üyelerine saldırarak dövmüşlerdir. Ayrıca Erzurum sokak ve caddelerinde sol görüşlü olanların işyerleri tahrip edilmiş ve dövülmüşlerdir.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH

      Forum Saati Paz Kas. 19 2017, 05:37