ALEVİ CANLAR FORUMU

ALEVİ CANLAR FORUMU-TASAVVUF ARAŞTIRMA ,PAYLAŞIM

Ekim 2017

PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
      1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031     

Takvim Takvim


    Milli Edebiyat Döneminde Yergi ve Gülmece

    Paylaş
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 58
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Milli Edebiyat Döneminde Yergi ve Gülmece

    Mesaj tarafından Admin Bir Perş. Nis. 16 2009, 21:08

    Yergi ve Gülmece

    Divan edebiyatından başlayarak örnekleri verilen yergi ve gülmecenin, Milli Edebiyat'a gelinceye değin daha çok bireysel çizgide kaldığıgörülür. Özellikle yergide zaman zaman ölçünün kaçırılarak hakarete vardığı da dikkati çeker. Milli Edebiyat döneminde bireysellikten büyük ölçüde sıyrılma, siyaset ve sosyal konulara yöneliş, bu türde yeni bir çizgiye gelindiğini gösterir. Ayrıca yergi ve gülmece için gerekli olan, düşünce yapısı, ince buluşlar ve nüktenin de bu dönemde gülmece ve yergiye yansıdığını görüyoruz.
    Milli Edebiyat döneminde bu türde gerek düzyazı gerekse koşuk biçiminde ürünler verilmiştir.
    Dönemin yergi ve gülmece şairi olarak tanınanların başında Neyzen Tevfik Kolaylı (1879-1953) gelir. Küçük yaşta ney çalmaya başladığı için "neyzen" lakabıyla anılan şairde gülmece, özellikle yergi yeteneğinin gelişmesinde, genç yaşlarda İzmir'de tanıştığı Şair Eşref'in de etkisi olduğu düşünülebilir. Gülmeceden çok yergi niteliği taşıyan şiirlerinde siyasal olaylarla birlikte bireyleri de ele alan Neyzen Tevfik zaman zaman hakarete vardırdığı yergileriyle Divan şairlerini anımsatır. Hem mevleviliği hem de bektaşiliği benimseyen şair dünyanın kötülüklerini yererken coşkulu ve acımasızdır. Zekası ve esprileriyle de ün kazanan Neyzen Tevfik'in şiirleri Hiç(1919) ve Azab-ıMukaddes(1924, 1949) adlıkitaplarda bir araya toplanmıştır.
    Neyzen Tevfik'le birlikte, gülmece ve yergi şairi olarak Halil Nihat Boztepe (1882-1949) ile İhsan Hamami(1884-1948)'nin adlarısayılabilir. Divan şiiri koşuk biçimlerini de kullanan bu iki şair yergiden çok gülmeceyi yeğlemiştir. Kırıcıolmayan, ince bir zekânın yarattığı gülmece şiirleri Halil Nihat'ın, Siham-ı İlham(1924), May-
    tab(1924) adlı kitaplarında bir araya toplanmıştır. İhsan Hamami'nin düzyazıyla yazdığı gülmecelerini topladığı Hamsi-name (1928)'si vardır.
    Edebiyatın başka türlerinde ün kazanan şair ve yazarların da bu konuya eğildikleri dikkati çekiyor. Roman yazarları arasında bu konuya en çok eğilen Refik Halit Karay'dır. Refik Halitbir bölüğünü Kirpiadıyla yayımladığıgülmece fıkralarınıKirpinin Dedikleri (1918,1929,1940), Sakın Aldanma, İnanma Kanma (1919,1941), Ago Paşa'nın Hatıratı(1922,1939), Guguklu Saat(1922,1940) adlıkitaplarında bir araya toplamıştır. Hecenin beşşairinden Orhan Seyfi, Yusuf Ziya, Faruk Nafizve onlarla aynı çizgide olan İbrahim Alaattin Gövsa'nın da bu türde örnekler verdiğini görüyoruz. Refik Halit gibi bu şairler de gülmece yazılarında takma adlar kullanmışlardır.
    Fiske adını kullanan Orhan Seyfi şiir ve fıkralarını Fiskeler (1922), Asrî Kerem (1942), Kulaktan Kulağa (1943); Çimdik adıyla yazan Yusuf Ziya gülmece yazılarını Şen Kitap (1919), Beşik (1943,48), Ocak (1943), Sarı Çizmeli Mehmet Ağa (1956), Gün Doğmadan (1961); Çam Deviren ve Deli Ozan adlarıyla yazan Faruk Nafiz, şiirlerini
    Tatlı Sert (1938); Kıvılcım adıyla yazan İbrahim Alaattin de yazılarını Şen Yazılar (1926) adlı kitaplarında bir araya toplamışlardır.
    Milli Edebiyat yıllarında tanınıp Cumhuriyet döneminde de ünlerini sürdüren bu şairlerle yazarlar, gülmece ve yergiyi geniş bir okuyucu kitlesine tanıtmak ve benimsetmekte önemli rol oynamışlardır.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH

      Forum Saati Perş. Ekim 19 2017, 04:30